Yazı Detayı
01 Haziran 2017 - Perşembe 10:27
 
BİR DÜŞ GÖRDÜM
Tülay Sözeri
 
 

Dün gece rüyamda ağladığımı gördüm. Akan gözyaşlarım değil de bir avuç yapraktı sanki. Sarı ve kurumuş döküldüler ellerime. Düştükleri anda ellerime, yavaşca ufalmaya, avuçlarımdan akan döküntüler usul usul odanın dört bir yanına dağılmaya başladı. Savruldukça çaresizlikleri arttı, çaresizlikleri arttıkça biraz daha, biraz daha ufaldılar.

İçinde bulunduğum odada insana zar gibi yapışan bir tedirginlik hakim. Nereye bakarsam bakayım bir kendime, bir de sağıma soluma dokunan zavallı bir yakarışa, yakarışımın ardından ise, odanın her tarafını sarıp sarmalamış aynalara yakalanıp duruyorum.

Bir yandan elimde un ufak olmuş yapraklar, diğer yandan sahip olduğum tüm yansımalarımı yüzüme vuran aynalar, aynaların içinde sonsuzluğa meydan okuyarak, yaşama çılgınca koşmak için bölünerek hızla çoğalan hücrelere benzeyen yüzlerim, binbir şekilde ve binbir ifadeyle bana bakarken nasıl da dağılıp gidiyorlar düşlerimin içinde.

Oralarda sonsuzluğunu binlerce kez katlayıp, bambaşka yaşamlara koşar adım giderken, tanımadığı yüzlerle birer birer karşılaşıyorlar. Ne kadar zor bu yansımalarla uğraşmak, aynalara yansımış olan bu yüzleri teskin etmek ne kadar imkansız.

Ağlarken, gülerken, serzenişlerini taşırken, bir diğerinden ayırtedilemeyeceğini anlatmaya çalışan yüzlerimin üzerinde kapalı olan örtüler birer birer açılmaya, avuçlarımda başlayan yangın yüzlerimin her birine sıçramaya, yangının ortasında kalan aynalar yavaş yavaş erimeye başlıyor. Ortalık bir mahşer yerine dönmeye başladığında, erimeye başlayan aynaların arkasından karşıma kısa boylu, siyah saçlı, gözbebekleri olmayan, bembeyaz yüzlü çirkin bir kadın çıkıyor. Kadının çirkinliği ve kendinden emin duruşu o kadar etkileyici ki, bu görüntü bir fotoğraf karesi gibi donuklaşarak zihnime kazınıyor..

 

“Beni neden uyandırdın?” diyor kızgınlıkla. “ Sakince izbe bir köşede, daha önce adını sanını duymadığın alemlerde uyuyordum.Yıllarca yalnızca düşlerinde keşfettiğin yüzlerinde yaşadım . Ne ben onlara karıştım, ne de onlar bana. Başta hepsi bilerek , isteyerek sırtını çevirdi çirkinliğime. Baktım ki sonsuza kadar kalacağım bu umursamazlığın içinde, baktım ki çıkış yok bu tutsaklıktan, kurtulmak için tüm bu anlardan, benliğimden birer parça verdim şu gördüğün her bir yüze. Öylesine hesaplı, öylesine temkinliydim ki bu anlarda anlayamadılar neler olup bittiğini. Ve işim bittiğinde, sona ermişti yalnızlığım, görünmüyordu eşi benzeri olmayan çirkinliğim.

Artık aynaya her baktığımda, kendimde diğer yüzlerden birer parça bulmaya başladığımda , karışıp gittim bu sefil yalanın içine. Hiç kaygım olmadı gelecekle ilgili. Hafızam kaybettiğim yüzümle birlikte beni terkedip gitti. Ne garibeliğim kaldı ne de gündüz düşlerim. Saniyelik anılarla idare edip gittim yıllarca. Öylesine unutkan öylesine arsız oldum ki bu katı gerçeğin içinde, uyanmak işime gelmedi nedense.

Ama şimdi sen kalkıp yok olduğunu sandığım bu oyunu bir düşle alt üst ettin. Aynaların arkasına sakladığın yangınlarla erittin tüm yüzleri. Çıktı ortaya yeniden ebedi, bir türlü sahip olmayı başaramadığım, o zavallı çirkinliğim. Bir şeyi bıraktığın anda düşmeyeceksin peşine. İnce ince ufalmaya başladığın anda bırakacaksın kendini olan bitene. Kurcalamayacaksın tadında bırakılması gerekenleri, oynatmayacaksın mihenk taşlarını öyle sorumsuzca . Haydi söyle bana neden uyandırdın beni?” dedi.

Alev topuna dönse de düşlerim, darmadağınık olsa da yüzlerim, toparlanmak gerekiyordu bu soru karşısında.” Uyanmanın bir anlamı yoktur. Uyumak ve uyanmak eş zamanlı bir yanılgıdır aslında. Ne zaman geleceğini bilemediğin bir zaman dilimini beklerken, tüm anların birbirine karışır. Çoğu zaman ayırt edilmez olurlar yanyana geldiklerinde. Bir gerçeklik, bir yalan arasında gelip giden yanılgılar bırakmaz peşini . Bir avuç yaprak olup ufalırlar avuçlarında.. O yüzden seni olduğun gibi ortaya çıkaran bu yangına hiç takılma.......ne olur !” demek istedim bu çirkin yüzlü kadına. Ama diyemeden bitti düşler, bitti yangınlar.

 
Etiketler: BİR, DÜŞ, GÖRDÜM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı