Yazı Detayı
12 Nisan 2017 - Çarşamba 00:01
 
BİR FİL HİKAYESİ !
Tülay Sözeri
 
 

"Hintliler karanlık bir ahıra bir fil getirip halka göstermek istediler. İlk defa fil görecek olan insanlar hayvanı görmek için o kapkaranlık yere toplandılar. Fakat ahır o kadar karanlıktı ki gözle görmenin imkânı yoktu. O, göz gözü görmeyecek kadar karanlık yerde file ellerini sürmeğe başladılar. Birisi eline hortumu geçirdi, "Fil bir boruya benzer" dedi. Başka birinin eline kulağı geçti, "Fil bir yelpazeye benziyor", dedi. Bir başkasının eline ayağı geçmişti, dedi ki: "Fil bir direğe benzer." Bir başkası da sırtını ellemişti, "Fil bir taht gibidir", dedi. Herkes neresini elledi, nasıl sandıysa fili ona göre anlatmağa koyuldu. Herkesin elinde bir mum olsaydı, sözlerinde itilaf kalmazdı. Duygu gözü avuca benzer. Avuç tüm fili elleyemez ki"

Mevlana'ya ait olan bu hikaye, önyargılarımıza, parçalarla uğraşmaktan sorunun tamamını göremeyen bizlere, kavga kıyamet savunmaya çalıştığımız ama bir türlü rotasını oturtturamadığımız doğrularımıza öyle güzel ışık tutuyor ki. Mevlana'ya göre, toplumlar ve dinler arasındaki çatışmanın temel nedenlerinden biri de, yetmiş iki milletin birbirini tanımaması, aralarında diyalog kurulamaması ve her birinin diğerine şüphe ile bakmasıdır.

Barış ve uzlaşı fikrinin yerine, olabildiğince 'öteki' kılma çabalarının egemen olmaya yüz tuttuğu çağımız dünyasında, Mevlana'nın barış ve hoşgörü eksenli yaklaşımlarına ne denli muhtaç olduğumuz son derece açıktır. Dünyamızı ve hatta ülkemizi kuşatan, aynı inanç ve kültüre mensup insanlarımızı birbirine düşman eden, insanlık dışı eylemlerin temelinde yatan "ötekileştirme" kavramından başka bir şey değildir.

21 Yüzyıl Türkiye Cumhuriyeti'nde , şu ana kadar tanık olmadığımız en yoğun anlam kargaşası yaşanıyor. Ortak bir kültürde buluşmamız gerekirken, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Ermeni , Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, türbanlı, türbansız olarak yargıladığımız insanlara "öteki " olarak yaşam hakkı tanımamak için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz. Millet olarak yaşadığımız şüphe ve güvensizlikte işin içine girince , tahammül sınırlarımızın zorlanması kaçınılmaz oluyor.

İkametgah olarak seçtiğiniz mahallelere, eşlerinize, gelinlerinize, damatlarınıza, çalıştırdığınız personelinize, arkadaşlık kurduğunuz kişilere şöyle bir bakın. Göreceksiniz ki, çoğunluğu sizin gibi düşünen, sizin gibi davranan, sizinle aynı ahlaki değerlere sahip insanlardır. Yapı itibariyle öteki olarak değerlendirdiğiniz insanlarla bırakın iletişim kurmayı, onlarla yan yana gelmeye bile tahammülümüz yok.

Diğer insanları ötekileştirmek aramızda yıkıcı bağlar kurulmasına, yüreğimizde dikenli tellerin açığa çıkmasına neden olsa da, dikenli tellerimize sıkı sıkıya sarılmaktan korkmuyoruz. Avuçlarımız kanasa da bırakmıyoruz hiçbirisini. Elimizdeki sepete ödenecek bedelleri atıyoruz itinayla. Vakti zamanı gelince seçiyoruz içinden en can acıtanları. Saçıyoruz sağa sola. Öldürüyor, yakıyor, yıkıyor, hapsediyoruz. Acımak yok bu dünyada, merhamet, insanlık, bağışlamak yok ne yazık ki!

Yüzyıllar boyunca ötekilerin varlığını bir tehdit olarak algılamayı öğrenmişiz bir kez. Çürümüş değerlerimizden vazgeçmek hiç gelmez aklımıza. Çünkü bu yolda kendimizle yüzleşeceğimizi, içimizdeki çamur deryalarıyla, yolunu şaşırmış dere yataklarıyla karşılaşacağımızı biliriz.

Bu yollarda yürümek zorunda kalmak! Doğrularımıza bundan daha büyük bir bedel ödenebilir mi dersiniz?

 
Etiketler: BİR, FİL, HİKAYESİ, !,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı