Yazı Detayı
27 Temmuz 2017 - Perşembe 23:42
 
BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ (BOP) VE TÜRKİYE
Ümit Cankurtaran
umit.cankurtaran@hotmail.com
 
 

Bu kadar geniş bir coğrafyada sadece kendi askeri gücünü kullanmak yerine, yeni müttefikler edinmek, yeni üsler tesis etmek ve yeni güvenlik sistemleri oluşturmak, ABD açısından daha ekonomik bir hareket tarzı haline gelmiştir. Bu hareket tarzının ışığında ABD’nin genel amacı; kısa vadede Irak’tan başlayarak Ortadoğu’yu şekillendirmek ve Körfez bölgesine hakim olmak, orta vadede Avrasya’yı kontrol etmek, uzun vadede ise dünya egemenliğini tesis etmektedir.

Bu amaç içerisindeki diğer bağlı amaçlar ise; petrole kavuşmak, güvenliğini pekiştirmek, ekonomisini geliştirmek, bölgede nüfuzunu sağlamlaştırmak, dünyada tek egemen güç olma özelliğini devam ettirmek, Kafkaslar, Orta Asya, Güney Asya ve Ortadoğu’da; AB, Rusya, Çin ve Japonya’nın ABD ulusal çıkarlarını etkileyecek ölçüde gelişmesine mani olmaktadır.

Bu genel tablo içerisinde; genel egemenlik tesis edilmemiş bölgelerde enerji ve hammadde kaynaklarına el atmak, stratejik harekat açısından üs ve kolaylık imkanı sağlayabilecek değerdeki noktaları ele geçirmek, deniz ve hava ulaştırma yollarını kontrol etmek, ABD’nin amaçları arasına girmiştir. ABD, bu amaçlarına ulaşma yolundaki eylemlerini, “özgür ve demokratik bir dünyanın yaratılması” söylemi ardında gerçekleştirmektedir. Şimdi hedefte olan bölge Ortadoğu’dur.

2013'ten itibaren Türkiye'ye karşı saldırıların yoğunlaştığı bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Sadece Türkiye anlamında değil Türkiye'nin müttefikleri bağlamında da bir saldırı süreci söz konusudur. Mısır'daki askeri darbe, körfez ülkeleri üzerinden İhvan-ı Müslimin üzerinden karşı karşıya getirilişimiz. Daha önce MİT müsteşarına karşı gerçekleştirilen eylem.

Bunlara bakıldığında dolaylı saldırılar vardı. 15 Temmuz'la birlikte dolaylı saldırılardan bir sonuç alamayan cenah, doğrudan saldırılara geçti. Türkiye doğrudan bir saldırdı ve tehdit altında.

Türkiye neden burada hedef konumunda diye soracak olursak, bunun adı bal gibi BOP (Büyük Ortadoğu Darbesi) dir.

Yeni Ortadoğu üzerinden şekillendirilen yeni bir dünya düzeni var. Hatırlarsak 1. Dünya Savaşı hangi coğrafyada hangi imparatorluğun üzerine inşa edilmişti? Burada önemli bir ayrıntı var. İngiltere kendi Ortadoğu'sunu inşa etmek istiyordu.

BOP Haritasını çizen Amerikalı emekli şakın asker Ralph Peters'ın Kanlı Sınırlar adlı makalesine bakıldığında orada bunun ipucunu veriyor. 'Bizim Batılı müttefiklerimiz çok büyük hatalar yaptı' diyor. 1. Dünya Savaşı ve sonrasında oluşturulan Ortadoğu ve sınırlarla ilgili. Şimdi orada İngiltere bu hatayı yapmak zorunda kaldı. 

Nedenine gelince, biz Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve İstiklal Savaşı'nda İngilizlerin tamamen kendi keyiflerine göre bir Ortadoğu dizaynına müsaade etmedik. 

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti o tarihten itibaren, bir İngiliz inşasının önündeki en büyük engel oldu. Bugün Türk milleti ABD'nin Ortadoğu inşasının önündeki en büyük engel olarak duruyor.

Ralph Peters, FOX News TV'nin siyasi analisti olarak darbeden hemen sonra konuşturuldu. Dedi ki, 'Türkiye'yi çok kötü ve karanlık günler bekliyor.' Orada Ralph Peters'la ilgili bilgi verilmedi sadece siyasi analist olarak gösterildi. Oysa Ralph Peters 2006 Haziran'ında Büyük Ortadoğu haritasını revize eden ABD silahlı kuvvetlerinde 1873'ten itibaren çıkan dergide, Kanlı Sınırlar makalesi çıkan Büyük Ortadoğu Projesi'nin  ideologlarından. 

BOP'a bakıldığında Balkanlar'dan Japonya'ya uzanan bir hatta bölünmüş bir harita görüyoruz. Bu hatta Batılıların güvenebileceği yeni bir devletin inşasından bahseder. O inşa Kürt devletidir. 

15 Temmuz'a giden sürece baktığımızda TSK çok ciddi bir şekilde bu oyunu bozmaya yönelik başarılı adımlar attı. Aynı şekilde Misak-ı Milli sınırlarımız içerisinde Türkiye'nin duruşu devam ediyor. BOP'a baktığımızda 2 devlet ve bu devletlerle Türkiye'nin kuşatılmaya çalışıldığını görüyoruz. Türkiye hem bölünüyor hem de kuşatılıyor yeni devletlerle. 

Amaç neticede Türkiye'nin İslam dünyasıyla önünü kesmeye yönelik olarak, iki devletin inşası amacıyla bu darbe gerçekleştirildi. Orduyla hükümet ve halk arasına bir darbe yapılmaya çalışıldı. 

Bu darbe girişimi öyle ki şu anda bizim toparladığımız BOP'un önündeki en büyük irade bir anlamda hedef alındı. O iki devlet birisi Kürt devleti, diğeri Sünni Arap devleti olarak geçiyor. Sünni Arap devleti dediğimizin ise IŞİD devleti olduğunu görüyoruz. 

Ralph Peters bu darbe sonrası neredeyse ağlıyordu. Her şeye rağmen şu görüldü:

Bu darbeyi TSK değil, TSK içerisindeki başka devletlerle işbirliği içinde olan son kırıntılar yapmaya çalıştı

ABD 1940'lardan sonra hala istediği bir Ortadoğu'yu inşa edemedi. Nitekim Ralph Peters'in açıklamalarına baktığımızda 2006'da diyor ki, İngiliz Ortadoğu'sunu tamamen silelim, yeniden dizayn edelim. İngilizlerin çizdiği haritada biz istediğimiz şekilde sahip olamıyoruz. 
Yeni bir Ortadoğu'yu çıkarlarımıza göre inşa edeceğiz, diyorlar. 

Neticede şunu gördüler. Türkiye'nin bölgede bir takım hedefleri ve hassasiyetleri var. Burada kendi kafalarına göre bir harita çizmeleri mümkün değil. Nasıl ki yeni dünya düzeninde yeni bir Ortadoğu haritasına ihtiyaçları varsa, şekillendirebilmeleri için yeni bir Türkiye'ye ihtiyaçları vardı. Bunu da gerçekleştirmeye yönelik bir hamle yaptılar ama tutmadı. Kafalarındaki Türkiye düzenine ulaşamadılar..

 
Etiketler: BÜYÜK, ORTADOĞU, PROJESİ, (BOP), VE, TÜRKİYE,
Yorumlar
Haber Yazılımı