Yazı Detayı
01 Mayıs 2017 - Pazartesi 20:08
 
EMEK
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

Gelir dağılımında ki adaletsizlik.

Nimetlerin paylaşılmasında ki çarpıklık.

Açlık noktasındaki yoksulluk.

Ve de çoğunluk için bir ütopya olarak kalan, modern refah toplumu.

Sırtı pek karnı tok gelecek ve geçim endişesi olmayan,insana dair bütün hizmetleri en üst seviyeden alanlar. Sefayı en çok sürüp cefayı en az yaşayanlar…

Dolayısıyla üretim ve dağıtım araçlarını sermayeyi elinde tutanlar, egemenliği de başkalarına bırakmayanlar.

Dünya düzeni günümüze kadar böyle gelmiş. Egemen sömürücüler dünyaya dair herşeyle düzenlerini sürdürebildikleri gibi, insanların öbür dünyasına dair beklentilerini de kullanmışlardır.

Tarihsel süreçte egemen sömürücüler din gerçeğini hep kendi lehlerine kullanmışlardır. Din egemenlerin hegemonyası altında sosyal toplum menfaâtlarinden uzaklaştırılmıştır.

Halbuki din egemenlikten yana değil toplumdan yanadır.Sosyal toplum gerekleri için ortaya konan ahlâki değerler dinin tamamlayıcısı olduğu gibi bu irade aynı zamanda toplumun refahı için de vardır.

İslâm dininin ilk ortaya çıkışı ve Hz.Muhammed (S.A.V) tarafından yeryüzünü de cennete çevirme çabasına baktığımızda; O’nun önce ezilenlerin , kölelerin ve fakirlerin yanında olduğunu görürüz.

İslâm köle tüccarlarına karşı köleleri,zenginlere karşı fakirleri savunmuştur.

Allah katında insanın insandan farkı ancak takvâ ile ölçüldüğü gibi; İnsanı insan yapan en önemli şey onun emeği olmuştur.

“İnsan için ancak emeğinin karşılığı vardır.” (Necm Suresi 39.Ayet)

İslâmda emek kutsaldır.İnsanı insan yapan emeğinin karşılığıdır. Emeğin karşılığının eksiksiz ve zamanında verilmesi dûstürdür.

Yoksullara yardım,paylaşmak,ihtiyaç fazlasını malın oranına göre olmayanlara dağıtmak, aşırı servet biriktirmekten kaçınmak İslâmın en temel tavsiyelerindendir. Ve mülk Allah’ındır.

Bizlere yıllarca emeğin sosyalizme ait bir kavram olduğunu,komünizmin ve doğu blokunun bir jargonu olduğunu söyleyenler;emeğin küresel sermaye tekellerine peşkeş çekilmesine ses çıkartmamışlardır. Oysa emeği sadece sosyalist bir sınıf mücadelesine indirgeyerek kapitalist ve sosyalist sistemlerin tuzağına düşmeye gerek yok. Allah , Kurân ve İslâm bize yeter. İslâm şuur ve sorumluluğunda emeğe saygıyı, emeği korumayı, desteklemeyi bir emir bir mecburiyet olarak anlamalıyız.

Fitneyi ortadan kaldırmak her Müslümana farz olduğuna göre; hakkı vermeyenlere , hakkın üstünü örtenlere, hakkı öteleyenlere karşı emeğin hakkını talep edenlerin yanında olmalıyız.

Yeryüzünde emeği , hakkı kendi tekellerine geçirmek ve sömürmek isteyenlere karşı mücadelede bir cihattır. Zira zulme sessiz kalan sömürüye boyun eğen Müslüman olamaz. Haksızlığa itaat edenler bizden değildir. Gerçek mü’min haksızlıklara karşı da mücadele eder.

Yüce dinimiz haksızlığa karşı hakkı yücelttiğine göre kimin yanında olacağımız gayet ortada ve bellidir. O nedenle ideolojilerin ve küresel sömürü düzeninin egemen algı yönetiminden kurtulmak; Emeğe gerçekten Türklük, İslâmlık ve İnsanlık penceresinden bakmak, sahip çıkmak gerekir.

İster emekçi olun ister olmayın emeği kutsayan yüce dinimize mensup olmanın gururunu yaşayarak gereğini yapalım.

Emek bayramını tüm emek verenlerle omuz omuza, kardeşlik içerisinde fitneden nifaktan uzak olarak kutlayalım.

Emek Bayramı Kutlu Olsun.

 
Etiketler: EMEK,
Haber Yazılımı