Yazı Detayı
13 Haziran 2017 - Salı 11:17
 
FARKEDİLMEK !..
Tülay Sözeri
 
 

Annenin günlerdir içi içini yemektedir. 15 yaşındaki oğlunda son bir aydır inanılmaz değişiklikler başlamıştır. Daha önce okul haricinde odasından çıkmayan genç çocuk, şimdi her sabah erken saatlerde kalmakta, sabah koşusuna çıkmaktadır. Keyiflidir, sakindir, karanlık bakan gözleri ışıl ışıl parlamaktadır. Kavgasız geçmeyen sabah kahvaltıları artık huzur içinde geçmekte, jölelemeye başladığı saçlarıyla, her geçen gün biraz daha güzelleşen bedeniyle oldukça hoş ve çekici görünmektedir. Anne bu değişimden hoşnuttur hoşnut olmasına da, nedenini bir türlü anlayamadığından kendisini huzursuz hmektedir.

Bir gün oğlu yokken odasına girer, her yeri karıştırır, uzun bir aramadan sonra yatağının altındaki kutuya saklanmış mektuplar bulur. Şık bir zarfı olan, inci gibi bir el yazısıyla yazılmış mektuplarda, genç bir kız, oğluna hayranlığını dile getirmektedir. Onun evden kaçta çıktığını, kaçta geldiğini, hangi okulda okuduğunu, ne giydiğini, ne yediğini ne içtiğini bilmektedir. Onun için çok önemlidir, güne güzel gözlerini düşünerek başlamaktan mutluluk duymaktadır. Bir gün tanışacaklardır, bir gün yan yana geleceklerdir. Ama bunun için henüz hazır değildir, mealindeki satırları okuyan anne dehşete düşer, aceleyle eşini arar, olanı biteni bir çırpıda anlatır.

Adam sakince karısını dinler. Kadına “Merak etme! o mektupları ben yazdırdım, hemen onları yerine koy ve sakın endişelenme!” der. Bu cevabı duyan kadın iyice afallar. ”Ama neden?” diye sorar adama. Adam da “Oğlumuzdaki değişiklikleri görmüyor musun? Onun kendine olan güvenini arttırmaya ihtiyacı vardı. Günlerce bu konuda ne yapabileceğimi düşündüm, sonunda bu yolu buldum. Bir süre daha bu mektupları alacak, sen sakın bir şey söyleme ve onu şüphelendirecek bir şey yapma” der. Kadın, eşinin ne yapmak istediğini anlar “Tamam” diyerek, eşinin oyununa ortak olur.

Hassas bir babanın, çocuğunun yüreklendirilmesine yönelik oynadığı bu oyun işe yaramış genç çocuk kısa sürede eski enerjisine kavuşmuştur. Kendisine büyüleyici mektupları yazan kızla tanışmayı hiçbir zaman düşünmemiş, bu yönde hiçbir çaba harcamamıştır. Buna yeltendiği an, yaşadığı rüyanın bitmesinden ölesiye korkmaktadır. Bu büyüyü bozmayacak, kapısına gelen bu eşsiz hediyenin tadını çıkaracaktır.

Bana bu olayı, bir parkın bankında, bir sonbahar güneşi tadında aktaran annenin, yüzündeki o duyguyu, sesindeki burukluğu aradan geçen yıllara rağmen unutamadım. Biraz şaşkınlık, biraz gurur ama en önemlisi büyük bir suçluluk duygusu vardı. Bunu nasıl düşünememiş, üstelik oğluna bu kadar yüklenmişti. Bu sessiz çığlığının ardında yatan nedenin bu kadar basit olması onu alt üst etmişti. Her gün sofraya konulması gereken bir tuzluk kadar basit olan bu gerçeğin ardında yatan etkinin sonuçları inanılmazdı. Ortada hiçbir şey yoktu ama sonuç olağanüstüydü. Hayali birinin varlığına inanan çocuğun gösterdiği gelişim şaşkınlık vericiydi. Fark edilmenin, önemsenmenin yarattığı deprem sanıldığından da büyüktü.

Birçoğumuzun yaşadığı eksiklik bu değil midir? Sadece kendisi için yaşayan insanların arasında htiği yalnızlıktan çıldırma noktasına gelen birçok insanın, mutsuzluğunun temelinde yatan bu duygu değil midir? Sosyal medyanın bu kadar yoğun kullanılması, ben buradayım çığlıklarının bu kadar yüksek çıkması, birbirini yok etmeye çalışan toplumların ilgiye duyduğu açlığın bu kadar ete kemiğe dönüşmüş olması hepimizi huzursuz etmektedir.

Soyut alanlardan çıkıp, varlığımızı görünür kılan, bizi olduğumuz gibi kabullenen, kusurlarımıza rağmen yaşama hakkımızı elimizden almayan, şartlarımız ne olursa olsun bizi daima el üstünde tutan insanlara o kadar ihtiyacımız var ki. Ve biz bu gerçeği fark etmekten o kadar uzağız ki, içimiz donuyor ayaz soğuklarda, uykularımız bölünüyor sarp uçurumlarda.

 
Etiketler: FARKEDİLMEK, !..,
Yorumlar
Haber Yazılımı