Yazı Detayı
11 Mayıs 2019 - Cumartesi 20:10
 
GUERNİCA TABLOSU
Tülay Sözeri
 
 

Ünlü İspanyol ressam Picasso’nun en ünlü eserlerinden olan Guernica tablosu adını 1937 tarihinde patlak veren İspanya iç savaşı esnasında Alman ve İtalyan uçakları tarafından bombalanan Kuzey İspanya’daki Guernica kasabasından almıştır. Bombalamayı trajik yapan en önemli konu kasabanın stratejik olmaması, erkekler savaşta olduğundan kasabanın nüfusunun tamamının kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşmasıdır. Sivil direnişi yok etmek adına, askeri anlamda hiçbir savunması olmayan kent tam 3 saat boyunca bombalanmış, deyim yerindeyse taş üstüne taş bırakılmamıştır. Bombalamanın amacı savaşı kazanmak değil gövde gösterisi yapmaktır. Ayaklanmanın mimarı diktatör Franco tarafından Hitler’in silahlarını, halkın yoğun olduğu semt pazarında denemesine izin verilmiş,  masum insanların öldürülmesi, savaşın trajik  yönünü gözler önüne sermiştir. Savaştan sonra Paris’te yapılacak olan sergiye katılım sağlamak üzere , Picasso’dan bir eser istenir.  Savaştan çok etkilenen  Picasso bu iç savaşı resimleyerek, politika ve savaşı  harmanlayarak, dünya sanat tarihine geçecek olan , sadece  siyah, beyaz ve gri renklerin hakim  olduğu tablosunu yapar. Savaşın tüm dehşetini gözler önüne seren tablo,  savaşa bir isyan, bir anıt olarak kabul edilerek dünya çapında tanınan bir eser olur.

Paris’te  sergilenen tablo büyük bir ilgi görür,  Bir Alman  generalin Picasso’ya Bu resmi siz mi yaptınız?” diye sorması üzerine, ünlü ressamın  Hayır, ben yapmadım, siz yaptınız. yanıtı hafızlara kazınır. Sonrasında eserin sergilenmesi yıllarca yasaklanır, diktatör Franco’nun ölmesi üzerine ülkesinde yeniden sergi salonlarına girer.

Sanatçı duyarlılığını, savaşın verdiği insani sancıyı , topluma karşı htiği sorumluluğu resimleyen Picasso, haksızlıkla  nasıl mücadele edileceğinin en güzel örneğidir. Olup bitene seyirci kalmak yerine,bunca yıkıma, savaşa engel olamamasının sancısını her sorumlu insan gibi üstlenmiş,  tepkisini de korkusuzca yaptığı resimleriyle göstermiştir. Eserlerinin yankıları yıllar boyunca sürmüş, yaşadığı çağda  önemli bir  değişimin başlamasına vesile olmuştur.

İnsanlık tarihinin  tozlu sayfalarını karıştırdığımızda, yaşanılan bu vahşete  ilişkin milyonlarca örnek olması  , savaşın  ne kadar evrensel, ne kadar kaçınılmaz olduğunu  göstermektedir. Bizi sıkıntıya sokan savaşlar  değil, bununla  nasıl mücadele edeceğimizi bilemememiz, haksızlıklara engel olamamamızdır. İnsanın vahşi yüzünü somutlaştıran yeni dünya düzeninde, seyircisi bol iktidar savaşlarında kaybettiğimiz bunca şeye rağmen, hiçbir şeye engel olmamanın çaresizliğini yaşamak en büyük handikabımızdır. Yüzyıllar boyunca iktidar sahiplerinin mazlum olanın haklarını gasp etmesi, oyununa göre oynamayanların oyun dışı bırakıldığı bu arenada, ruhlarımızı teskin etmek hemen hemen imkânsız gibi.

 Genlerimize işlemiş olan savaşlar, ilahi adaletin bir gün tecelli olacağı tesellisiyle kabul ettiğimiz haksızlıklar,  çok değil birkaç hafta içinde hafızalarımızın  karanlık odalarına hapsedilen  doğmamış yarınlar,   rüyalarımızda adalet arayan ağlayan, yalvaran bebekler en büyük günahımız değil midir?  Travmalarla dolu geçmişimiz, adaletsiz yönetimlerce hırpalanmış geleceğimiz , güven duygusunu yerle bir eden çarpık ahlaki değerlerimiz, hepimizin ortak endişesi. Her gün kapıdan çıkarken endişelerimizi baskılayarak, kimliklerimizi  unutarak,   göze batmadan yaşamanın yollarını aramak ortak sıkıntımız.

Ama durum ne kadar vahim olursa olsun, vakit üzülmek vakti değil, harekete geçme vaktidir. Üzülmek yerine, birey olarak tepkimizi nasıl verebileceğimizi düşünmemiz,bu yolların öfkeyle, hiddetle, bağırarak aşılamayacağını anlamamız gerekiyor. Adaletsizliğe, adaletsizlikle tepki vermek sorunu çözmeyecek aksine derinleştirecektir. Çarpık  bir sistemin pençesine düşmüşsek,  bu resimdeki payımızı düşünmek ve bu çarpıklığı düzeltmek adına  sorumluluk almak en büyük insani vazifemizdir. Unutmayalım ki, şikayet ettiğimiz bu adaletsizliği  yaratan bizleriz. Yönetim sistemimiz  toplumsal değerlerimizi bire bir yansıtmaktadır. Bu değerler değişmediği sürece,  sisteminde yenilenmesi mümkün değildir.

 
Etiketler: GUERNİCA, TABLOSU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2019
LİMANDAKİ GEMİLER ..
09 Kasım 2019
DEĞERLERE VEDA !
24 Ekim 2019
SAVAŞ ve GENÇ KIZ !.
26 Eylül 2019
İNSAN SICAĞI !..
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı