Yazı Detayı
23 Mart 2020 - Pazartesi 00:31
 
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Aralık 2019'da Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Koronavirüs ( Coronavirus 2019 yada Covid 19) enfeksiyonu dünyanın tamamında birinci derecede ilgi çeken bir konu olarak görülmeye başlandı. Dünyanın her yerinde hayatı nerdeyse durma noktasına getiren, binlerce ölümlü vakalara sebep olan virüs gündemden düşmüyor.

 

Koronavirüs kısa sürede yaratmış olduğu ölümcül sonuçlardan dolayı toplumda sağlık boyutu yanında psikolojik, ekonomik boyutlarıyla da dünya genelini etkilemiş, uzun bir sürede etkilemeye de devam edeceğe benziyor. Bu konuda uzman olan bilim insanlarının bu hastalığa neden olan virüs ile ilgili ciddi çalışmaları devam etmektedir. Ama şu bir gerçek ki Korona’nın dünyanın her yanını kısa sürede etkisi altına alması, onbinlerce insanın ölümüne sebep olması, enfeksiyonunun önceki viral enfeksiyonlara göre daha hızlı yayılması gibi sonuçlara bakıldığında Koronavirüs’ün  sıradan bir virüs olmadığı ortadır.

 

Son yarım asırda karşımıza çıkarılan SARS, SADS, MERS, Kuş Gribi, Domuz Gribi, Ebola ve en son “Korona”ya  bakıldığında dünyanın neredeyse tamamına bir anda sanki sistematik bir yönetim anlayışıyla yayılan bu virüslerin biyolojik terör olması ihtimalini akla getirmektedir. Hızla gelişen teknoloji ve iletişim araçları sayesinde küreselleşen dünyanın herhangi bir yeriyle olan etkileşim günden güne çok ciddi bir şekilde artıyor. Bu etkileşim sadece ticari, kültürel, siyasi, eğitim alanında değil aynı zamanda salgın hastalıkların da bir yerden başka bir yere hızla taşınmasına dolaylı olarak olanak sağladı.

 

Teknoloji ve bilimin çok hızlı ilerlemesi ile aynı paralelde ilerleyen kitle iletişim ve ulaşım araçları, dünyanın en uzağını en yakına getirmiştir. Ulaşım kolaylığı ile bireylerin dünya üzerinde dolaşımı hızlanmıştır. Bu hız ile dünyanın  bir uçunda bulunan bir ürün, madde, eşya, mikrop, virüs kısacası yerkürede taşınabilir özelliği olan  hemen hemen her şey  başka bir noktaya kolaylıkla taşınmaktadır. Bugün kilometrelerce uzakta olduğunu düşündüğümüz bir yerde var olan bir salgın hastalık önceden bizi endişelendirmezken artık aynı gün içinde o virüsün bize bulaşmayacağının bir garantisi yok. Dolayısıyla sağlığa bağlı güvenlik de sadece bir bölgenin değil hemen hemen tüm dünyanın güvenliğini tehdit eder oldu.

 

‘’Çok eski çağlardan beri hayvan ve insan ölülerinin hastalığa neden olduğu anlaşılmış ve savaşlarda salgınlar oluşturularak insanlar öldürülmüştür. Milattan önce 300’lü yıllarda Yunanlılar düşmanlarının içme suyu rezervuarlarını hayvan ve insan ölüleriyle kontamine ederek salgın oluşturmuşlardır. Daha sonraki çağlarda ise Romalılar, İranlılar, İtalyanlar ve Amerikalılar aynı usulleri kullanmışlardır. 1763 yılına gelindiğinde biyolojik silahlar şekil değiştirmiş ve spesifik hastalık etkenleri kullanılmaya başlanmıştır. Kuzey Amerika’da İngiliz kuvvetleri Kızılderililere karşı çiçek virüsünü kullanırken, daha sonraki yıllarda savaşlarda kolera, veba veya tifüs ile infekte cesetler kullanılmıştır. 1940’lı yıllarda biyolojik silah alanında önemli gelişmeler olmuş ve 1940-1969 yılları arasında biyolojik silahlar altın çağını yaşamıştır. Gelişmeler özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Sovyetler Birliği, Fransa, İngiltere, Polonya, Kanada, Japonya ve Almanya’da olmuştur. Bu gelişmelerin üzerine 144 ülkenin katılımı ile, 1975 yılında imzalanan “Bakteriyolojik ve Toksin Silahlarının Geliştirilmesi, Üretimi, Depolanması ve İmhası”na dair anlaşma yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşmaya rağmen biyolojik silah üretiminin günümüze kadar sürdüğü belirtilmekte ve Çin, Mısır, Hindistan, İran, Kuzey Kore, Libya, İsrail ve Suriye gibi bazı ülkelerin biyolojik silah programı olduğu tahmin edilmektedir.

 

Çağımızda soğuk savaşın başlamasıyla biyolojik silahlar özellikle terörist gruplar tarafından kullanılmaya başlanmış ve biyoterör eylemleri gündeme gelmiştir. Moskova’nın 1400 km doğusunda Sverdlovsk’da; 1979 yılında bakteriyel biyolojik silah teknolojisi ile uğraşan bir laboratuvardan, bilinmeyen sebeple çevreye Bacillus anthracis sporları yayılmıştır. Bu olayın sonunda hayvanlar ve insanlar infekte olmuş, 96 insan şarbonu gelişmiş ve bunların 66’sı ölümle sonuçlanmıştır. Olayın bir terör eylemi mi yoksa bir kaza mı olduğu konusunda bugüne kadar tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. Biyolojik ajanlarla ilk başarılı biyoterör eylemini, 1984 yılında Dallas’ta Rajneesh adındaki terörist grup gerçekleştirmiştir. Bu grubun 10 restoranda Salmonella bakterisi ile gıdaları kontamine etmesi sonucu 750 kişi infekte olmuş, ancak ölüm gerçekleşmemiştir. Eylül-Ekim 2001’de ise ABD’de B. anthracis sporları posta yoluyla gönderilmiş ve 23 şarbon olgusu gelişmiştir. Bunlardan 11’i inhalasyon şarbonu (beşi ölümle sonuçlanmış), 12’si ise deri şarbonuydu. ABD’deki son biyoterör olayından sonra dünyada biyolojik silahlar özellikle gelişmiş ülkeler açısında büyük tehlike olarak görülmeye başlanmış ve biyolojik saldırılara karşı hazırlıklar artmıştır! (¹)

 

Günümüzde biyolojik silahlar, sadece terör örgütlerin kullandığı bir araç değil uluslar arası aktör ülkelerinde kullanmaya çalıştığı bir araç olmuştur.Teknolojisi gelişmiş birçok ülkenin ulusal biyogüvenlik laboratuvarları olduğu bilinmektedir.Çin’de bu ülkelerden bir tanesidir. Koronavirüsünün çıkış noktası olan Wuhan kenti Çin'in ekonomik güç merkezlerinden biridir. Durum böyle olunca Çin’in hızlı büyümesinden endişe duyan dünyanın mevcut etkili aktörlerinin biyolojik saldırı için bu kentin seçildiği tezi ortaya çıkmaktadır.

 

Bu planın baş aktörünün ABD olduğu ve  Çin'in ekonomik ve finansal sektörlerini felç etmek istediği için bu yönteme başvurduğu iddia ediliyor. Çin Dışişleri sözcüsü Lijian Zhao, “Salgını Vuhan'a getiren Amerikan ordusu olabilir” demesi gündeme gelen iddiaları destekler nitelikte olmuştur.

 

Yine Korona’dan en çok etkilenen ülkelerden biri olan İran ; ABD'nin İran ve Çin'de koronavirüsü yayarak biyo-terör saldırısı düzenlediğini iddia etti. Koronavirüsü dünyayı etkisi altına alarak tüm ülkelerin hem ulusal hem de uluslar arası mevcut geleneksel yönetim, sevk ve idarelerini dahi değiştirmiş durumda. Ülkelerin yöneticileri uzaktan yöntemle yani sanal ortamda ülkelerini yönetmeye çalışıyorlar. Dünyanın birçok ülkesi okulları tatil etmiş eğitimleri internet üzerinde online olarak vermeye başlamış vaziyetteler.

 

Ülkelerin yöneticileri diplomatik görüşmelerini dijital araçlar üzerinden gerçekleştirmeye başlamış durumda.Sonuç olarak,dünya sanal hayat ile her açıdan eve haps oldu. Küresel aktörlerin uzun zamandır yaşamın her alanını dijitalleştirmek için vermiş olduğu çalışmalar sanki hedefine ulaşmış gibi görünüyor. Oluşturulan bu sanal dünyanın önümüzdeki günlerde en çok konuşulacak olan konulardan bir tanesi de Kripto para, internet parası yada bilinen en yaygın adı ile Bitcoin olacaktır. Uzunca bir süredir online bir para birimi yaratma peşinde olan küresel güçler Korona salgını ile  bu süreci hızlandırmış oldular. Bir virüsün koca dünyayı karantinaya aldığı bu günlerde geçmişi sorguladığımızda insanlığın bugünleri yaşayacağının temeli yarım asır önce atıldığını net bir şekilde görmekteyiz. Şöyle ki 1970’lerde Henry Kissinger şu sözleri ile dile getirmişti;

 

“Nüfusun azaltılması üçüncü dünya ülkelerine karşı temel politikamızdır. Çünkü ABD’nin az gelişmiş bölgelerdeki petrol, maden ve diğer kaynaklara olan ihtiyacı artacaktır.”

 

Kissiger’in bir başka sözü ise

“Yasadışı olanı hemen yapabiliriz. Anayasaya aykırı olanı yapmak ise biraz daha vakit alır.” demişti.

Kissinger’in bu ifadelerinden sonra son söz ve yorumu siz değerli okuyucularıma bırakıyorum.

 ¹ Emine ALP, Mehmet DOĞANAY Yoğun Bakım Dergisi 2006;6(3):135-146

 
Etiketler: KORONAVİRÜS, BİR, BİYO-TERÖR, ARACI, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı