Yazı Detayı
15 Mart 2017 - Çarşamba 11:26
 
ÖLMEYE YATMAK !..
Tülay Sözeri
 
 

Sabahın erken saatleri. Güneş pırıl pırıl. Ortada çıtır, çıtır yanan bir soba, sobanın üstünde mis kokulu bir çay, masada enfes bir kahvaltı sofrası, sepette çıtır çıtır taze ekmekler . Yaşlı bir teyze, hızlı hareketlerle sofraya peynir, kekikle süslenmiş zeytin tabağını, kan kırmızı domateslerin, biberlerin süslediği bir salatayı koyuyor. Ortama emsalsiz bir sadelik, ışıl ışıl bir mutluluk hakim. Sıcacık bir kucağa kavuşan küçük bir bebek gibi herkes. Güvenli, huzurlu ve dingin.

O sırada kapının önünden geçen bir çoban avluda bekleşen koyunları topluyor. Koyunları tek tek sayarken , ciddi bir işadamı edasında etrafı kolaçan ediyor. İri memeli koyunlar çobanın peşinde yemyeşil çayırlara doğru yol almaya hazırlanırken, koyunların peşlerinden koşan irili ufaklı kuzular, iştahla iri memelerden yayılan anaç kokuyla birbirlerinde teselli arıyorlar. Geç olsa da bir gün gelecek olan bir doygunluğun peşindeler. Hesapsız, kitapsız dünyalarında bekledikleri bu doygunluk o kadar tehlikeli ve onlar bu tehlike karşısında o kadar savunmasızlar ki, onlara bakarken insanın içi burkuluyor.

Kahvaltı sofrasını hızla hazırlayan teyze, koşar adım giderek, sabah sağdığı sütü ocağın üstüne koyuyor. İştahla kahvaltıyı gözleyen kameraman ve muhabirler yaşlı kadını şaşkınlık dolu bakışlarla izliyorlar. Hayret diyorlar aralarında “80 yaşında bu ne enerji, bu ne mutluluk” . Sofraya en son, üstü yağ bağlamış sıcak sütü koyan teyzeye, “Maşallah teyze, bir çok genci cebinden çıkarırsın sen. Nasıl oluyor bu bi anlatsana” diyor muhabir çocuklardan birisi. Teyze bu soruyu duyunca ışıl ışıl gülüyor çocuğa. “Yavrum diyor, ben ölümü de çok sevdim, yaşamayı da. Nasıl olsa bir gün öleceğim. Rabbime kavuşacağım. Ölüme her zaman hazırım. Bunun için de ruhum hep mutlu kaldı” diyor. Odadaki genç çocuklar bu cevap üzerine gülüşüyorlar “İlahi teyze, ölüm sevilir mi hiç? Alemsin valla” diyorlar. Bilge teyze, sevecen bir gülümsemeyle “ O zaman yaşayamazsın ki evladım, yaşar gibi olursun ama aslında her gün ölürsün. Nasıl olsa öleceğim bir gün, neden yaşarken öleyim ki” diyor. Bu yanıt herkesi donduruyor. Nefesler tutuluyor, o ana kadar kaçtıkları gerçek, enfes bir kahvaltı sofrasının başında suratlarına okkalı bir tokat indiriyor.

Haydi buyurun bakalım, buyurun buradan yakın! 80 yıllık yaşamı boyunca köyünden hiç dışarı çıkmamış, ne başka bir şehir, ne de ülke görmüş, okuma yazması bile olmayan bu teyze hayatımızın tek doğrusu olan ölümden köşe bucak kaçan, bizlere yeni bir kapı açıyor. Kadının pırıl pırıl zihnine, yaratılışına duyduğu saygıya, yaşamı gerektiği gibi yaşamasına, hırslarını, zaaflarını sevecenlikle ehlileştirmesine şapka çıkarmaktan başka ne yapılabilir ki?

Bırakın duymayı, düşünmeyi bile kendimize yasakladığımız bu gerçeği yaşama sevinci olarak kabul etmek bizler için ne kadar zor değil mi? Yaptığımız tüm hatalar, mutluluğu ve huzuru bulmak uğruna heba ettiğimiz yaşamlar, ölümü unuttuğumuz için değil midir? Bunca zalimlik, bunca haksızlık, bunca adaletsizlik sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadığımız için değil midir? Ülkeleri yöneten, dünyayı bir parmak işaretiyle kan gölüne çeviren insansız bedenler, kodlarına işlenmiş bu gerçeği unuttukları için yaşanmaz mı bunca kargaşa?

Her gece başlarını yastığa koyduklarında, ertesi sabaha çıkıp çıkamayacaklarını bilemedikleri bu izafi yaşamda, kalıcı olmanın yollarını bulduklarını zannettikleri için değil midir bunca aldatmaca.

Ölümü sevmek, yaşamı sevmekten daha zor değildir elbette. Ancak bunun için de unutmamak gerek, bedenlerimizin de, evlerimizin de gelip geçici olduğunu.

 
Etiketler: ÖLMEYE, YATMAK, !..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı