Yazı Detayı
01 Nisan 2021 - Perşembe 09:56
 
SAVAŞIN KADINLARI ..
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Ben mülteci değilim insanım,         

senin gibi, onun gibi, onlar gibi …

Savaş ölümlere, sakatlanmalara, büyük göç hareketlerine, doğanın yok oluşuna kısacası yaşama dair olan her nesnenin yok olmasına, toplumların ise çökmesine neden olur. Hemen yanı başımızda bulunan  Suriye’de yaşananlar bunun en acı örneğini oluşturmaktadır. Arap Baharı’nın etkisi ile Mart 2011’de başlayan barışçıl protestolar Esed hükümeti tarafından orantısız şiddet kullanılarak karşılık verilmesi, Suriye’de önce iç savaşa ardından onlarca uluslararası aktörlerin devreye girdiği küresel bir güç mücadelesine yol açmıştır. Onuncu yılını geride bırakan Suriye İç Savaşı başladığından itibaren milyonlarca Suriyeli, yaşam, güvenlik ve sığınma hakkı için başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeye göç etmiştir. 10 yıllık iç savaşta bir milyondan fazla  kişi hayatını kaybederken milyonlarca Suriyeli ise ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Buna göre, Türkiye’deki geçici koruma altındaki kayıtlı Suriyeli sayısı 24 Şubat 2021 tarihi itibarıyla bir önceki aya göre 10 bin 968 kişi artarak toplam 3 milyon 656 bin 525 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 733 bin 34’ünü (47,4) 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. 0-18 yaş arası çocukların ve kadınların toplam sayısı ise 2 milyon 589 bin 969 kişi. (70,8).[1]

 

Yukarıda ki veriler dışında çeşitli yol ve yöntemlerle kaçak olarak Türkiye’ye göç eden Suriyelilerin yaklaşık 500 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Suriye’nin diğer komşu ülkeleri olan Ürdün, Lübnan ve Irak ‘ta çok sayıda Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. Bir çok ülkenin sadece seyirci kaldığı Suriye Savaşı her gecen gün Suriyeliler için dramatik bir hal almaktadır. Ölümü bazen kurtuluş gibi gören halkın yoksulluğu her geçen gün daha da derinleşmektedir. Suriye’de yaşanan iç bu şekilde devam ederse son yüzyılın en kötü mülteci krizini ve insanlık dramını da yaratmış olacaktır. Savaş tarafların sebep olduğu bu zorunlu göçün getirdiği güvensiz ortamdan, risklerden ve tehlikelerden en çok kadın ve çocuklar etkilenmektedir. Suriye özelinde yaptığım bir çok çalışmada yer yüzün en masum varlıkları olan çocukları yazmıştım. Şimdi ise zorunlu göç sonucu yerinden, yurdundan uzaklara göç eden Suriyeli kadınların karşılaştıkları zorluklar ile savaş tarafları tarafından Suriye’de mahkum edilen kadınlar ile sınır hatlarında kurulan kamplarda yaşam mücadelesi veren kadınlara değinmek istiyorum. Bizatihi yakinen şahit olduğum bu savaşta  en çok mağdur olan kadınlardır.  Savaş ile ülkede hukuk kuralları ile birlikte, insani değerlerin ayaklar altına alındığı bir ortamda, kadına yönelik ihlallerin, şiddetin ve tecavüzün bir savaş silahı haline dönüşmesi, toplumsal çöküşün boyutlarını daha da derinleştirmiştir. Savaşta cephede olmadıkları halde öldürülen, sakatlanan, hapse atılan veya mülteci konumuna düşen yine milyonlarca kadındır. Suriye’de kadına yönelik tutsaklık, tehdit, şiddet ve tecavüz, adeta bir savaş silahına dönüşmüştür.

 

Suriye’de muhalif olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan kadınların ve kız çocuklarının erkek akrabaları, onların gözleri önünde öldürülmüş, bahse konu fiile şahit olduğu gerekçesiyle pek çok kadın ve kız çocuğu da tecavüz edildikten hemen sonra katledilmiştir.[2]

 

Öldürülme ve tecavüz dışında kadınlar başka pek çok onur kırıcı fiile uğramıştır. Örneğin, Mart 2012’de kadınlar, Karm al-Zeitoun (Humus) sokaklarındaki tankların önünde çıplak vaziyette yürümek zorunda bırakılmıştır. Aynı tarihlerde Karm al-Zeitounlu 16 yaşındaki bir kız çocuğu, kendisiyle yapılan bir röportajda, iki kadına gözlerinin önünde nasıl tecavüz edildiğini ve birkaç saat boyunca kendisinin de çırılçıplak vaziyette tankların önünde yürümeye zorlandığını anlatmıştır.[3]

 

Suriye Savaşının her ortamında kadınların maruz kaldıkları cinsel ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet maalesef hep en üst seviyededir. Kadınların savunmasız ve korunmasız durumlarından faydalanarak şiddet kullananlar arasında polisler, sınır güvenliğini sağlayanlar, siviller, diğer erkek mülteciler yada mülteci kamplarında görevli sivil toplum kuruluşu çalışanları bulunmaktadır.[4]  

 

Suriye’de eşinin , kardeşinin, babanın kısacası yakın bir akrabasının rejim karşıtı olması durumunda sorgusuz, sualsiz  kadınlar tutuklanıp taciz ve şiddet sonrası ise hapse atılmaktalar. Savaş ve çatışma bölgelerindeki en korunmasız bireylerin kadınlar ve çocuklar olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda savaş mağduru kadınlar; fiziksel şiddet, cinsel şiddet ve psikolojik şiddette maruz kalmaktalar. Ayrıca hapishanelerde bulunan kadınların birçoğu çeşitli işkencelere, yaralanmalara ve cinsel istismara uğramıştır.

 

Hapishanede yaşadığı acıları Humuslu Rana bize anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. 25 yaşındaki Rana iki çocuk annesi. İç savaşın başlamasından kısa bir süre sonra 16 aylık bebeğiyle birlikte rejim askerler tarafından gözaltına alarak hapse atılmış. Suçu diğer mahkumlar ile aynı. Barışçıl gösterilere katılmaktan başka bir şey değil. Tam üç yıl sekiz kadın tutuklu ile aynı odaya kalan Rana, bu süre zarfında bebeğinin gözü önünde hem fiziksel hem de cinsel şiddete maruz kalmış. Hapishaneye girdiğinin daha ilk haftası odasında bulunan 15 yaşındaki  kız çocuğuna odadaki herkesin gözü önünde 6 kişinin tecavüz ettiğini tanıklık etmişti. Kısa bir süre sonra tanıklık ettiği o acı hadiseye bu kez kendisi ve koğuştaki tüm kadınlar maruz kalıyordu. Ağır hakaretlerle başlayan sorgulama süreci ve  hemen sonrasında ise  tecavüz ediliyor, sonrasında ise şiddet. Rana işkence ve tecavüz ile geçen  üç yıl içerisinde aynı odada tutuklu bulunan  mahkumlardan dört tanesinin  doğum yaptığına şahit olmuş ve bu yaşananları  asla unutmuyor. 6 yıl önce özgürlüğüne kavuşmasına rağmen yaşadığı o acılar hem bedeninde hem de ruhunda  büyük enkazlar bırakmış.

 

Suriyeli kadınların savaşta karşılaştıkları sorunları birebir yaşayanlarında ifade ettiği gibi; karşıt görüşte olanlar tarafında yapılan fiziksel şiddet, kaba kuvvet, taciz, hakaret ve güvenlik güçleri ile cinsel ilişkiye girmek için baskıya maruz kalma olarak sıralanmaktadır. Zorunlu göç sırasında kadınların korkuları daha da artmaktadır. Çünkü bilmedikleri kişilerle sonunu bilmedikleri bir yolculuğa başlıyorlar. Bu bilinmeyenlerin doğurduğu korkuların başında taciz, tehdit, şiddet, tecavüz, insan kaçakçılarının eline düşmek, çocuklarını ve yakınlarını kaybetmek gelmektedir.

 

Göçün nihayete kavuşması sonrası  kadınları bu kez kamplarda ki  yaşam koşullarından kaynaklı tehlike yada korku beklemektedir. Çadır yada konteynır kamplarında banyo ve tuvaletlerin ortak olması nedeniyle mahremiyetin olmayışı ayrıca hiç tanımadıkları kişilerle aynı yeri paylaşmaları, kadınlar başka bir korku  beklemektedir. Böyle bir ortamda kadınlar, erkeklerle ortak banyo ve tuvaletleri kullanmak zorunda kalmaktadır. Irz düşmanı bazı mülteci erkekler, kadınları banyoya giderken taciz ederek  kadınların stres ve korku içinde yaşamalarına sebep olmaktalar. Mülteci Suriyeli kadınların çoğunluğu korktukları için başlarına gelen taciz ve tecavüz olayları hakkında konuşmamaktalar. Bu konuşmama tacizcilerin cezasız kalmasına ve aynı şeyleri başka kadına da yapmasına maalesef zemin hazırlamaktadır. Kamplarda bunlar yaşanırken dışarıda yaşam mücadelesi veren  mülteci kadınları başka bir tehlike beklemektedir. İmkan ve şartların sunduğu duruma göre Suriye sınırını aşan mülteci kadınları bu kez sığındığı ülkedeki ortamdan kaynaklı korku ve tehlikeler baş başa kalmaktalar. Suriyeli mülteci kadın bir yuva, sığınacak dört duvar için  kiraladığı gayrimenkul sahiplerinden bazıları tarafında çeşitli yardım bahanesiyle yada kira karşılığı cinsel olarak sömürülmüştür. Mülteci kadın evine, çocuklarına aş götürmek için, iş  aradıklarında  da  benzer teklifler ile karşılaşabilmektedirler. Ayrıca savaş ile başlayan göçler sonrasında Suriyeli kadınların evlilik yaşları 14-15’e kadar düştüğü görülmektedir.

 

Bunun en önemli sebebi, Suriyeli mülteciler küçük kızlarını yaşamakta oldukları kötü yaşam koşuları nedeniyle evlenmeye zorlamaktalar. Aileler bu erken evlilik ile yaşanan maddi zorluklara karşı bir çözüm ve kızları için ise daha güvenli bir gelecek sağlamayı umut etmektedirler. Görüldüğü üzüre, Suriyeli mülteci kadınların sömürülmeleri savaş ve çatışmalardan sonra da başka boyutlarda devam etmektedir. Bireyin en temel haklarından biri olan yaşama hakkının doğrudan tehdit edildiği Suriye’de; sonrasında ise kamp yada göç edilen yerlerde Suriyeli kadınlar insani haklarından ve diğer yaşama dair birçok hakkından da mahrum bırakılmaktadır. Kadının hiç edildiği Suriye’de her gün insanlık ölüyor. Uyan ey insan, uyan ey dünya bitsin artık bu savaş…

 

[1] https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/

[2] “I lost my dignity: Sexual and gender-based violence in the Syrian Arab Republic”, Human Rights Council, Thirty-seventh session 26 February – 23 March 2018 Agenda item 4, ss. 6-7.

[3] “I lost my dignity: Sexual and gender-based violence in the Syrian Arab Republic”, Human Rights Council, Thirty-seventh session 26 February – 23 March 2018 Agenda item 4, ss. 7.

[4] Josie Ensor, “Women in Syria ‘forced to exchange sexual favours’ for UN aid”, The Telegraph, https://www.telegraph.co.uk/news/2018/02/27/women-syria-forced-exchange-sexual-favours-un-aid/ (Erişim Tarihi: 27.03.2021).  

 
Etiketler: SAVAŞIN, KADINLARI, ..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Nisan 2021
SURİYE AŞİRETLERİ TÜRKİYE'NİN YANINDA
01 Nisan 2021
DEVLET EBED MÜDDET!
01 Nisan 2021
BİR VATAN AŞIĞI ZİYA SÖZEN
27 Mart 2021
ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN BİLİNMEYENLERİ
21 Mart 2021
ÖLÜMÜN ADI HALEPÇE !
15 Mart 2021
DEDEMİN DİLİNDEN ERMENİLER
15 Mart 2021
H-D-P !
03 Mart 2021
IRAK'IN KUZEYİ SONRASI HEDEF SURİYE'NİN KUZEYİ
23 Şubat 2021
GARA SONRASI..
16 Şubat 2021
CUMHURİYET SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
03 Şubat 2021
UYGUR TÜRKLERİNE ÇİN ZULMÜ !..
03 Şubat 2021
SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR !
28 Ocak 2021
AFRİN GÜNLÜĞÜ !..
08 Ocak 2021
SURİYE BARIŞI
06 Ocak 2021
TÜRKİYE - MISIR İLİŞKİLERİ
01 Ocak 2021
PINARBAŞI'NDA BİR GECE !..
16 Aralık 2020
ABD'NİN HAKSIZ YAPTIRIMLARI
11 Aralık 2020
ŞEHİT
30 Kasım 2020
İRAN'LI BİLİM İNSANLARI
25 Kasım 2020
ÖĞRETMEN ÖĞRETENDİR
08 Kasım 2020
SURİYE
28 Ekim 2020
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ
16 Ekim 2020
FETÖ İle Mücadelenin Kilit İsmi: Mahmut Çorumlu
10 Ekim 2020
KOBANİ OLAYLARI
29 Eylül 2020
KARABAĞ AZERBAYCAN'DIR...
21 Eylül 2020
PKK KİM?
21 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
01 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ'DE TÜRK RÜZGARI
22 Ağustos 2020
TSK'NIN BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR
03 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA'DA BARIŞ !..
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN'IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ !..
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
26 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
23 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU (2)
16 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU
14 Haziran 2020
LİBYA'da BARIŞ'ın ANAHTARI
07 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN, TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE'DE
05 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER ve LİBYA
31 Mayıs 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
31 Mayıs 2020
ŞEHİDİM !..
28 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60. YILI
25 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN !
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM !..
09 Mayıs 2020
BABAMI ÖZLÜYORUM !..
01 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
23 Nisan 2020
ATAM'IN ARMAĞINA YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ !..
19 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI !..
09 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜS'ÜNE YENİK Mİ DÜŞECEK?
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı