Yazı Detayı
28 Haziran 2020 - Pazar 16:06
 
YOKSULLUK NAFAKASI ve UYGULAMALARI
Muhammed Emin Tıktepe
memintiktepe@gmail.com
 
 

Merhaba değerli okurlar sizlere daha önceki yazımda Yabancı Eşten Boşanma ve Çocuk Velayeti konusundan bahsetmiştim. Bu hafta ise Yoksulluk Nafakası Nedir? Yoksulluk Nafakası Nasıl Talep Edilir? Yoksulluk Nafakasının Kaldırılmasında Hangi Hukuki Yollar uygulanır? Bu konular hakkında sizlere bilgiler vermeye çalışacağım.

Yoksulluk Nafakası: Evliliğin boşanma kararı ile bitmesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, diğer eş aleyhine hükmedilen nafakadır.

Yani Ali ve Ayşe boşandıktan sonra müşkül duruma düşecek tarafı Ayşe olarak varsayarsak Ayşe’nin lehine hükmedilen nafaka Yoksulluk Nafakasıdır.

 

YOKSULLUK NAFAKASI HANGİ HALLERDE VE NASIL TALEP EDİLEBİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf (eş), diğer taraftan (eşten) daha fazla kusurlu olmamak kaydı ile yoksulluk nafakası talep edebilir. (TMK m.175/1)

Yoksulluk nafakası talep edebilmenin ilk şartı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş olmaktır. Yoksulluk kavramını Yargıtay, her somut olaya göre farklı değerlendirmiştir. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul olarak kabul edilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.

Yargıtay’a göre bu somut olayın özelliğine göre nafaka alacaklısının dul ve yetim, yaşlılık maaşı alması, asgari ücret ile çalışması gibi durumlarında yoksulluğun ortadan kalkmayacağını kabul etmektedir. Yani tarafların sosyal ve mali durumları kişinin yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini belirlemektedir.

Şunu unutmayalım yoksulluk nafakasına hâkim re’sen karar veremez! Nafaka alacaklısının mutlaka talep etmesi gerekir.  Nihai karar verilene kadar talep edilebilir. Yoksulluk nafakası boşanma davasında talep edilebildiği gibi evliliğin boşanma ile sona erdiren mahkeme kararının kesinleşmesinden sonraki bir yıl içinde de açılabilir. (TMK m.178) Bağımsız bir dava şeklinde açılan bu dava nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu konuyu biraz daha basitleştirecek olursam; Ayşe mahkemede Yoksulluk Nafakasını söylemeyi unutsun, nihai kararda verilmiş olsun. Mahkeme kararı kesinleştikten sonra 1 yıl içinde Ayşe’nin tekrar bir dava açarak Yoksulluk Nafakası isteme hakkı olacaktır.

Çünkü nafaka şahsa bağlı bir haktır. Önceden vazgeçilmesi ya da feragat edilmesi kesin hüküm oluşturmaz. Ayrı bir dava ile tekrar talep edilebilir. Yoksulluk Nafakasına bakan mahkeme Aile Mahkemeleridir.

Ayrıca boşanma davasında lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilen eş için yoksulluk nafakasına da hükmedilebilir. Yargıtay’a göre her iki kurumun hukuki nitelemesini farklıdır ve hükmedilen tazminat miktarına bakılmaksızın şartları varsa yoksulluk nafakasına da hükmedilmesi görüşünü olumlu kabul etmektedir.

YOKSULLUK NAFAKASI KALDIRILMASI

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin 3. fıkrasına göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Ayrıca kanun maddesinin 4. fıkrası da tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması ve azaltılmasına da karar verilebileceğini düzenlemiştir.

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun amir hükmü ile alacaklı tarafın (Ayşe) yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölmesi (Mesela Ali ölsün)  hallerinde kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Bunun dışında nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin görevli ve yetkili mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep etmesi de mümkündür. Yargıtay kararlarına göre nafakanın kaldırılması istemi, nafakanın indirilmesi istemini de içermektedir. Bende bu yazımda nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin hangi hallerde mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını talep edebileceğini anlatacağım. Şimdi gelin hep birlikte inceleyelim.

  1. NAFAKA ALACAKLISININ EVLENME OLMAKSIZIN FİİLEN EVLİYMİŞ GİBİ YAŞAMASI

Diyelim ki Ayşe evlenme olmaksızın Mehmet ile fiilen evli gibi yaşıyor olsun. Ali mahkeme kararı ile kendine nafaka bağlanan Ayşe’nin bu durumunu tespit ettirip nafakayı iptal ettirme hakkına sahiptir. Yani uygulamaya bakacak olursak davalı nafaka alacaklısının (Ayşe), evlilik bağı kurulmaksızın evliymiş gibi yaşaması; mahkeme kararı üzerine yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırması, kolluk kuvvetlerince yapılacak tespit tutanakları, ikametgâh kayıtları, tahkikat aşamasında dinlenecek tanık beyanları ile ortaya konabilecektir.

  1. YOKSULLUĞUN ORTADAN KALKMASI

Yoksulluk nafakası, evliliğin boşanma kararı ile bitmesi nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen bir nafaka türü demiştik. Şimdi burada incelememiz gereken yoksulluğu ortadan kaldıran hukuki sebepler. Yargıtay’a baktığımızda yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul ediliyor.

 İşte belirlenen yoksulluğun ortadan kalkması sonucu Ali’nin talebi üzerine, yoksulluk nafakasının kaldırılması sağlanabilecektir. Uygulamada yoksulluğun ortadan kalkmasının ispatı, ise Ayşe’nin kredi kartı harcamaları, banka hesap hareketleri, lüks yaşam sürdüğünü gösterir yolculuk bilet kayıtları, SGK kayıtları, ticaret odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları, TAKBİS ve EGM kayıtları ile ortaya konabilecektir.

Tüm bunlar dışında Yüksek Mahkemenin birçok kararına bakacak olursak nafakanın hükmedildiği tarihte çalışmayan Ayşe’nin daha sonra “sabit” ve “güvenceli” işte çalışmaya başlaması Ayşe’nin, yoksulluğunun ortadan kalktığını ve hükmedilen nafakanın kaldırılması gerektiğine de işaret etmektedir.

  1. HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME

Hangi durumların haysiyetsiz bir yaşam sürme olarak kabul edileceği ve haysiyetsiz bir yaşam sürme olarak kabul edilen hayatın hangi sürede devam ettiği vb. durumlar somut uyuşmazlığın özelliklerine göre tespit edilmesi gereken hususlardır. Bu noktada kanun koyucu, hangi hallerin haysiyetsiz hayat sürme olarak kabul edilmesi gerektiğini mahkemelerin takdir yetkisine bırakmıştır. Şüphesiz içerisinde bulunduğumuz toplumun ahlaki değerlerini sarsan, toplumca hoş karşılanmayan ve ayıplanan birçok yaşam tarzı haysiyetsiz yaşam sürmeye örnek olarak gösterilebilecektir. Bunlara örnek olarak ise ırza yönelik suçlar işlenmesi, anormal cinsel saplantılar, yüz kızartıcı suç işleme, randevu evi çalıştırma, kadın ticareti yapma, uyuşturucu ticareti yapma gibi durumlar örnek gösterilebilir. Yani Ali Ayşe’nin bu tür iş ve işlemleri sürdürdüğünü ispat ederse nafaka ödeme yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

SONUÇ

Yüksek Mahkeme’nin, nafakanın kaldırılması istemleriyle görülen davalara ilişkin verilen kararların birçoğunu iyi niyet ve dürüstlük ilkeleriyle bağdaştırdığı, görülen davaların bu ilkeler ışığında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Nafaka alacaklısının evlilik bağı olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi vb. sebeplerle görülen davalarda Ali’nin ileri sürdüğü tüm soyut iddialarını her türlü delil ile ortaya koyması gerekmektedir. Bunların dışında yoksulluğun ortadan kalkması, tarafların sosyal ve ekonomik durumunda meydana gelen olağanüstü değişimler sebebiyle nafakanın kaldırılması davalarında Mahkeme’nin dikkat edileceği hususlar şunlardır:

  1. Nafakanın hükmedildiği tarih,
  2. Nafakanın kaldırılması istemiyle davanın açıldığı tarih,

 

Bu tarihler arasında bir mukayese yapılmalı, belirtilen tarihler arasında tarafların sosyal ve ekonomik durumunda meydana gelen değişimler göz önünde bulundurularak ve dürüstlük ve iyi niyet ilkeleriyle sonuca varılması gerekmektedir.

Unutmayalım dürüstlük ve hakkaniyetin aşamayacağı hiçbir şey yoktur.

Bu konu ile ilgili sorularınızı dilerseniz;

memintiktepe@gmail.com mail adresimden veya @sehahukukdanismanlikburosu intagram adresimden yöneltebilirsiniz.

Kaynakça : TMK, Google, Yargıtay Hukuk Daireleri İçtihatları. RUHİ ,Yargıtay İçtihatlarıyla Nafaka Hukuku.

 
Etiketler: YOKSULLUK, NAFAKASI, ve, UYGULAMALARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı