Yazı Detayı
21 Kasım 2017 - Salı 20:58
 
YÜZLEŞMEK !..
Tülay Sözeri
 
 

Bazen bir gece yarısı dinlediğiniz bir şarkı, bazen bir ses, bazen de bir yerlerde tıkanıp kalmış bir nefes, hatırlatır size sancılarınızı . Telaşa düşersiniz bir an, bilinçsizliğin o tuhaf uyanışını, geçmişin o paslı tadını anımsamak ölüm gibi gelir size.

Sanki unutulmak değil de , zamansız unutulmaktır sancılarınızın başlangıcı. Geçmişte bıraktığınız her yalnızlık, ayağınıza dolandırmadan bugüne kadar taşıdığınız her yalan , demir bir kelepçe gibi sıkar yüreğinizi. Kaçmak mı yoksa yakalanmak mı? tanımak mı yoksa yabancılaşmak mı? sarıp sarmalamak mı yoksa terk edip gitmek mi? çelişkileri arasında yaşamaya çalıştığınız hayatınızın ne kadar farkında olduğunu anlamazsınız bile.

Çelişkilerinizin ve sorularınızın , esaretinizle bir olup sizi duvardan duvara çarptığını da , yanınızdaymış gibi görünüp arkanızdan çevirdiği dolapları da anlamazsınız. Her şeyin kontrolünüzde olduğunu sanırsınız, mutlu olduğunuzu, kusursuz bir kalabalıkla sarıldığınızı sanırsınız, alkışlandığınızı , sırtınızın asla yere gelmeyeceğini, kendinizi kandırırken, kendinizi unuturken bunu etrafınıza da yutturduğunuzu sanırsınız.

İşinizin, pırlanta gibi çocuklarınızın , Allah eksikliğini göstermesin, can dostlarınızın, ele güne karşı sizi rezil etmeyecek bir eşinizin , hep aynı tatta yürüttüğünüz hayatınızın , bir türlü yürürlüğe koyamadığınız , koyamadığınızı da kimseye çaktırmadığınız özgür çocuk hayallerinizin bu yutturmaya yeterli olacağını sanırsınız.

Sanırsınız da, bir gün gelip içinizdeki ilahi sesin uyanacağını, ne kadar şaşaalı yaşarsanız yaşayın, ihmal ettiğiniz her anın gün gelip bir sancı gibi yüreğinize saplanacağını, bazen büyük kayıplarla bazen de büyük bir varsıllıkla sınanacağınızı, hiç hesaba katmazsınız.

Bu düzenin çarkına bir gün mutlaka bir yerlerden gireceğinizin, evrenin olasılıklar zincirinde size rastgelen yaşamın aslında kara kaşınız, kara gözünüz için olmadığının, size bahşedilen bu yaşamın sonsuza kadar sizinle olamayacağının bilincine de varmazsınız.

Yoksa maazallah, şu an sıkı sıkıya sarıldığınız her şeyin, aslında bir çöplükten başka bir şey olmadığını, malla, mülkle, itibarla, koltukla oyalanmanın binlerce yıldır süregelen bir oyun olduğunu düşünmek zorunda kalmaz mısınız? Bir an olsun düşünmek bir çatal iğnesiyle iğreti tutturulmuş düzeninizi bir anda arap saçına çevirmez mi?

Ne kadar kaçarsanız kaçın yüzleşmek değil midir aslında sizi hayata bağlayan.? Sizi büyüten, etten kemikten de öte bir yaratılış olduğunuzu keşfetmenize neden olan bir uyanış değil midir? Sonuçları ne olursa olsun , yüzleşmek , derin uykunuzun gafletine tutulan bir fener gibidir. Bu ışığa teslim olmak….. Denemeye değmez mi? Ne dersiniz?

e-posta: tulaysozeri1965@gmail.com

 
Etiketler: YÜZLEŞMEK, !..,
Yorumlar
Haber Yazılımı