Sağlıkçılar 1 Mayıs İşçi Bayramını Kutladılar

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Türkiye genelinde sendikaların düzenlediği etkinliklerle kutlanırken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının çalışma koşulları ve ekonomik talepleri bir kez daha gündeme taşındı.

Yaşam Yayın: 02 Mayıs 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 02.05.2026 13:16:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.
329 okunma
Takip EtGoogle News

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Türkiye genelinde düzenlenen etkinlikler ve basın açıklamalarıyla kutlanırken, farklı alanlarda görev yapan çalışanların talepleri bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı. Artan yaşam maliyetleri, çalışma koşullarına ilişkin sorunlar ve gelir dağılımındaki dengesizlikler emek kesiminin ortak başlıkları arasında öne çıkarken; sendikalar, emeğin korunması, refahın adil paylaşımı ve sürdürülebilir bir çalışma hayatı için çağrılarını yineledi. Özellikle sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanların yaşadığı yoğun iş yükü, personel yetersizliği ve ekonomik kayıplar dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
 

Ekonomik Talepler Ön Planda

1 Mayıs kapsamında yapılan değerlendirmelerde ekonomik başlıklar öne çıkarken, artan yaşam maliyetleri ve enflasyon karşısında çalışanların alım gücündeki düşüş en temel gündem maddeleri arasında yer aldı. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, ücretlerin enflasyona karşı korunmasının artık ertelenemez bir gereklilik olduğunu vurgulayarak, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini söyledi. Refahın daha adil paylaşılması çağrısında bulunan Akarken, mevcut ekonomik tablonun çalışanlar üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çekti.

Ayrıca, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun daha demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir yapıya kavuşturulması gerektiği ifade edilirken, aile hukukunu gözeten, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemine ihtiyaç olduğu belirtildi.

 

Çalışma Koşullarına Yönelik Eleştiriler

Çalışma hayatına ilişkin yapısal sorunlar da 1 Mayıs gündeminin önemli başlıkları arasında yer aldı. Uzayan çalışma saatleri, güvencesiz istihdam ve artan iş yükü, birçok kurumda çalışanların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen unsurlar olarak öne çıktı.
 Özellikle personel yetersizliğinin çalışanlar üzerindeki yükü artırdığını belirten Özlem Akarken, birçok çalışanın olması gerekenden daha ağır koşullarda görev yaptığını ifade etti. Bu durumun hem çalışan sağlığını hem de hizmet kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Akarken, mevcut çalışma düzeninin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.

Bu kapsamda görev tanımlarının güncellenmesi gerektiği vurgulanırken, üniversite kontenjan sayılarının düşürülmesi, başta diş hekimleri olmak üzere tüm meslek gruplarında atama sayılarının artırılması, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları sonrasında kontenjanların genişletilmesi gerektiği ifade edildi.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.