Yazı Detayı
18 Nisan 2019 - Perşembe 11:06
 
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
Tülay Sözeri
 
 

İrlanda asıllı Oscar Wilde,  “Dorian Gray’in Portresi” adlı romanında kaybolan bir ruhun hikayesini anlatır. 1891'de ilk basıldığında ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepki çeken romanın baş kişileri olan Lord Henry ile Dorian'ın karşılıklı etkileşimleri, Dorian'ın kendini giderek kötüye, şeytani olana, hazcılığa adaması kitabın eksenini oluşturuyor.

"Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için... bunun için her şeyi verirdim!.Ruhumu bile satardım bu uğurda" diyen son derece saf ve yakışıklı Dorian'ın trajedik değişimi böyle başlar. Bu isteği yerine gelen, zamanın ezici gücüne bu istekle karşı koyan Dorian’ın  yaşadığı sefil hayatın tüm çirkinliği . kendi yüzüne değil, resimdeki yüzüne yansımaktadır.

Lord Henry'nin etkisiyle kötülüğün ve zevkin çekimine kapılan, dünyada gençlik ve güzellikten önemli bir şey olmadığına inanan Dorian için heyecan, kötülükte ve günahtadır; iyilik ve erdemse sıkıcıdır, edilgendir. İyiliği temsil eden Basil'in Dorian'a duyduğu saf tutkuda eşcinsellik öğeleri açıkça hissedilir. Dorian'ın büyük sırrını, portredeki değişimi gören yalnızca Basil olur.

Portreye odaklanan, sonsuz gençlik karşısında ruhunu satan ve ruhunun ölmüş olmasından korkan Dorian için kurtuluş ne yazık ki artık yoktur. İşlediği günahların ağırlığı karşısında zaman tersine işlemeye başlar. Sonsuz gençlik rüyasının bedelini ruhu karşılığında ödediğini fark edemeyen, Dorian Gray’in günahları , iyiliğin ve erdemin dokunulmazlığında daha da büyür.

“ Dorian Gray'in Portresi” düşünce ile görünümün sonsuz bir çatışma içinde oluşunun melodramıdır. Romanın daha başında "İnsanlar bazen güzelliğin yalnızca yüzeysel olduğunu söylerler.  Bu böyle olabilir ama en azından düşünceler kadar yüzeysel değildir." cümlesiyle karşılaşırız. Ve düşünce ile görünümün zihin yıkıcı mücadelesi sayfalar çevrildikçe derinleşerek ölümcül bir hal alır.

 Oscar Wilde’ın  içinde yaşadığı çağlardaki  ahlaki yozlaşmayı ustalıkla anlatması,dönemin soylularının, yüksek zevk sahibi aydınlarının, süslü leydilerinin çelişkili dünyalarını acımasızca eleştirmesi, insan doğasındaki çarpıklıkları gözler önüne sermesi,  romanın geçen zamana rağmen neden hala güncelliğini kaybetmediğini ispatlıyor.  

Oscar Wilde'ın dediği gibi,Dorian Gray’in yaptığı her kötülüğe karşı bahşedilen sonsuz gençlik rüyasında, acaba herkes kendi günahını mı görecektir? Kilitli kapılar arkasına bırakılan gerçek yüzlerimiz,  arzu ettiğimiz şeyleri  elde etmek  uğruna işlediğimiz günahlar gün gelip ruhumuzu tırmalayacak  mıdır?   

Sonsuz gençlik dileyen Dorian’ın gün geçtikçe biraz daha çirkinleşen portresine karşı htiği nefret, içimizdeki çelişkileri  biraz daha anlaşılır kılıyor. Zıtlıkları içinde barındıran insanoğlunun, gerçekleri ne olursa olsun kabullenememesi , kendi kendisiyle yüzleşmesini de  neredeyse imkansız hale getiriyor.  

Çözüm aramak yerine  çözümsüzlüğe odaklanmak, denge kurmak yerine zaaflarımızın kurbanı olmak, mutluluk ararken mutsuzluğa davetiye çıkarmak, çelişkili doğamızın ikilemi değil midir?

Tuhaf bir değişimin, ezici günahlarını  üstlenen Dorian Gray’in huzursuz  ruh dünyasının bedellerini ,  ebedi bir mutsuzlukla ödemesi sizlere  de çok tanıdık gelmiyor mu?

 
Etiketler: DORİAN, GRAY'İN, PORTRESİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı