Yazı Detayı
25 Ekim 2017 - Çarşamba 00:36
 
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
Tülay Sözeri
 
 

Gençlerle sohbet etmeyi severim. 17 yaşında bir kızım olduğundan onun arkadaş çevresiyle oldukça iyi bir iletişimim var. O yaşlarda ne düşünürler? Ne yaşarlar? Hayattan ne beklerler? Bizim gençliğimizden farkları ne? Soruları ilgimi çeker. Geçenlerde gençlerden birisine “Gelecekle ilgili hayalin nedir?” Diye sordum. O şahane gözleriyle yüzüme uzun uzun baktı, “Ben hiç hayal kurmam ki “dedi. “Nasıl yani?” dedim,” Hiç hayal kurmayan bir insan olur mu? Hayalsiz bir hayat olur mu? Sence bu biraz tuhaf değil mi?” dedim şaşkınlıkla. Umarsızca omuz silkerek “Bu yaşıma kadar hiçbir hayalim gerçek olmadı ki. Ne zaman bir hayal kursam, herkes bir yandan çekiştirdi. Önüme engeller koydu, Her şeyim yarım kaldı. Hayal kurmam için hiçbir nedenim yok ” dedi üzüntüyle

Sorularıma sıradan, baştan savma açıklama yapmasına kendimi hazırlamıştım. Geçmiş, şimdiki, gelecek zaman fillerini bolca kullandığı, bir yelkenlide gider gibi ortalıkta cirit atan yanılgılara, bulutların üstünde uçuşan açıklamalara kucak açmıştım. Hiç canımı yakmayan, kimsenin canının yanmadığı, bu acımasız dünyanın çok çok dışında kalan bir gerekçeyle bana karşı çıkacak kelimelerin sabun köpüğü gibi havada patlayıp durmasına izin vermeye dünden razıydım.

Ama olmadı olamadı. Ne yazık ki, beklentilerim havada kaldı. Soğukkanlılığını her daim koruyan bir yetişkin olmama rağmen, ne olduğumuzu yüzümüze vuran, içindeki yaşam enerjisini yok eden biz yetişkinlerin yörüngesine çoktan girmiş olan bu parmak kadar çocuğun yanıtı karşısında dağılıverdim. Bir kaya kadar sert bu yanıtla baş başa kalmak, yaşadığımız acımasız gerçekleri kucağıma bırakan hayalsiz gencin yüzüne nasıl bakacağımı bilememek, gerçekten çok üzücüydü. Her ne kadar dillendiremesem de için için hissediyordum ne kadar haklı olduğunu. İnsanı öğüten, un ufak eden bu sistemde değil bir gencin, onlarca hayat yaşama şansı olsa bile kendini yetersiz hisseden, nereden geleceği belli olmayan düşmana karşı savaşmak için sürekli tetikte duran, bazen de duramayan, güven duygusunu iyiden iyiye kaybetmiş biz yetişkinlerin bile darmadağınık olduğu bu düzende bir genç nasıl var olabilirdi ki?

Gençlerinden korkan, yaşayan gençleriyle değil de, ölen gençleriyle gurur duyan, eli değdi mi gençlerini birer birer değil, onar onar değil, yüzer yüzer de değil, biner biner yıllardır sistemli bir şekilde yok eden bir ülkede bir genç nasıl sağlıklı bir ruh haline sahip olabilir, tatlı tatlı hayaller kurabilir ki? Tüketim çılgınlığına kapılmış insanların körüklediği yeni değerlere, sanki çok sıradan bir şeymiş gibi her gün sofralarına servis edilen ölümlere, kapıdan çıktıkları anda peşlerine takılan, o ana kadar hiç hmedikleri yepyeni kaygılara o kadar yabancılar ki, bu gerçekler karşısında bocalamalarından doğal ne olabilir dersiniz?

Özgünlükleri tamamen elinden alınmış birçok gencin yaşadığı kargaşaya aslında çok şaşırmıyorum. Yıllardır kurulmaya çalışılan düzen bu değil midir? Sorgulamayan, derinlemesine hmeyen, hayata yüzeysel dokunan, ona dikta edilen her şeyi kayıtsız şartsız kabul eden nesiller yetiştirmek. Bunu başardılar mı, başarabilirler mi tartışmalarını yapa duralım, artık bambaşka bir boyuta geçen dünyadaki yerimiz ne yazık ki gençlerimize verdiğimiz değerle doğru orantılı olacaktır. Bir ülkede gençler ne kadar özgürse, ne kadar bilimsel düşünmeye yatkınsa, hayal kurabiliyor ve hayallerinden dolayı da suçlanmıyorsa, o zaman güvenli bir gelecekten bahsedebiliriz.

Sınavlara boğulan, bildiği tek dünya olan akıllı telefonlardan başını kaldırmayan, kendini ifade edemeyen, ifade edileni de anlamayan bir gençlik çok değil bir 20 yıl sonra kayıp nesiller olarak karşımıza çıkacak, bilim, sanat, akıl üretmeyen bir toplumun mimarları olarak bizi karanlığa teslim edeceklerdir. Pırıl pırıl zihinlerini bin bir zehirle dolduğumuz bu gençlik intikamını hayal bile kuramayan toplumlar inşa ederek bizden alacaktır.

 
Etiketler: UNUTULMUŞ, GENÇLİK, !..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı