21 Nisan 2026 - Salı

SESSİZCE BÜYÜYEN TEHLİKE: BAĞIMLILIK

“Bağımlılık; kişinin kullandığı bir madde, alkol, nesne veya yaptığı bir davranış (eylem) üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık oluşturma riski taşır.

Yazar - Dr. İmbat Muğlu
Okuma Süresi: 4 dk.
23 okunma
Dr. İmbat Muğlu

Dr. İmbat Muğlu

-
Takip EtGoogle News

“Bağımlılık; kişinin kullandığı bir madde, alkol, nesne veya yaptığı bir davranış (eylem) üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık oluşturma riski taşır. Kişiler hayatta birçok şeye karşı bağımlı olabilir. Örnek: madde, alkol, sigara, kumar, teknoloji, herhangi bir eşya veya davranış.”[1]

Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitim Programı’na göre ise bağımlılık, kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kullanım/davranış sıklığı azaldığında veya kesildiğinde huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi yoksunluk belirtileri görülür. [2] Günümüz dünyasında bağımlılık artık yalnızca alkol ya da madde kullanımıyla sınırlı değil. Tabletler, cep telefonları, sosyal medya, sanal kumar ve dijital oyunlar da en az diğerleri kadar güçlü bir çekim alanı oluşturuyor. Üstelik bu yeni nesil bağımlılıklar, çoğu zaman fark edilmeden hayatımızın merkezine yerleşiyor. Hepsi masum bir alışkanlık gibi başlayıp zamanla kontrolü ele geçirebiliyor. Bağımlılığın en tehlikeli yanı, sinsiliğidir.

Başlangıçta “sadece biraz vakit geçirmek” ya da “rahatlamak” amacıyla yapılan bir davranış, zamanla kontrol dışına çıkabiliyor. Kişi farkına varmadan kendini tekrar eden bir döngünün içinde buluyor. Bu döngüde artık ihtiyaçlar değil, alışkanlıklar yön veriyor. Özellikle çocuklar ve gençler bu riskin tam ortasında. Gelişmekte olan zihinler, hızlı ödül mekanizmalarına karşı daha savunmasız. Bir oyunda kazanılan puan, sosyal medyada alınan bir beğeni, kısa süreli bir mutluluk sağlıyor. Ancak bu geçici tatmin, daha fazlasını isteme dürtüsünü de beraberinde getiriyor. Sonuçta ortaya çıkan şey, kontrol edilmesi zor bir bağımlılık süreci oluyor.

Kişi çoğu zaman bırakmak ister ama başaramaz. İşte bu noktada yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. Ailelere ve eğitimcilere önemli görevler düşüyor. Yasaklamak, baskı kurmak ya da cezalandırmak sorunu çözmek yerine derinleştirebilir. Bunun yerine iletişim kurmak, sınırlar koymak ve alternatifler sunmak daha etkili bir yaklaşım olacaktır. Çocuğun hayatında spor, sanat ve sosyal aktiviteler ne kadar yer kaplarsa, bağımlılık riski o kadar azalır.

Unutulmamalıdır ki bağımlılık bir sonuçtur; çoğu zaman altında yatan başka sorunların bir yansımasıdır.

Yalnızlık, stres, başarısızlık duygusu ya da ilgisizlik bu süreci besleyebilir. Bu nedenle çözüm, sadece davranışı değil, nedenleri de ele almaktan geçer. Unutmayalım, mesele teknoloji değil; onu nasıl kullandığımızdır. Eğer dikkat etmezsek, elimizde tuttuğumuzu sandığımız ekranlar, zamanla bizi tutmaya başlar. Sonuç olarak bağımlılık, modern çağın en büyük görünmez sorunlarından biridir. Farkındalık, erken müdahale ve doğru yaklaşım ile bu sorunun önüne geçmek mümkündür. Aksi halde, kontrol ettiğimizi sandığımız şeyler zamanla bizi kontrol etmeye başlar.

 

[1] Ögel, 2018; Yeşilay Yayınları, 2018.

[2] https://www.yesilay.org.tr/bagimlilik/bagimlilik-nedir/ erişim: 21.04.2026

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları